Devrim : İlk Türk yapımı otomobil

         5-17 Mayıs 1961 tarihleri arasında düzenlenen Otomobil Endüstrisi Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan devlet başkanı Cemal Gürsel şöyle demiştir:
“….Tarımı da ıslâh edeceğiz; ancak ot satmakla neticeye varmak kabil değildir. Bir vapur dolusu pamuk karşılığı yedi-sekiz otobüs alabiliyoruz. Bir vapur pamuğun ne emeklerle meydana geldiğini takdir edersiniz. Bu cihetle sanayi de lâzımdır.”
“Muvazeneli (dengeli) bir tempo ile sanayileşmek mecburiyetindeyiz. Buna mutlak zaruret vardır. “Bizde sanayi yok mu?” diye soracaksınız. Vardır; ancak bunlar o kadar dağınıktır ki, heyeti umumiyesini (tamamını) bir istikamette çalıştırmak lâzımdır.”
“Otomobil sanayiine gelince; medenî bir memleket nakil vasıtalarını kendisi yapmalıdır. Nakil vasıtaları bugünkü dünyada, ekonomik alanda büyük yer almaktadır. Nakil vasıtalarını kendimiz yapmalı, kendi vasıtalarımızla taşımalıyız. Bidayette (başlangıçta) bazı yerli aksamlarını vücuda getirmeli ve inkişaf ettirerek (geliştirerek) % 70 – 80’ini meydana getirmeliyiz.”
“Türkiye’de otomobil yapılamaz diyorlar. Bu tamamiyle kara bir düşüncenin mahsulüdür. Türkiye’nin bugün malik olduğu bir çok sanayi kolları vardır ki, bizi bu mevzua da teşvik ediyor….”
Kongrenin ardından Cemal Gürsel imzalı 22 Nisan 1961 günü 18-1959 sayılı ve “çok gizli” damgasını taşıyan bir Başbakanlık yazısı Ulaştırma Bakanlığı’na iletildi. Yazıda şöyle deniyordu:
“Memleketimize has bir binek otomobil motoru imali ve örnek olarak da bir yerli otomobil numunesinin vücut bulmasını müteakip (takiben), diğer memleketlerin en iyi evsaftaki (nitelikteki) otomobilleriyle mukayesesinin yapılarak hatalarının da tespiti suretiyle bu otomobilin zamanla tekamül ettirilmesi (geliştirilmesi) mevzuunun ivedilikle tetkiki…”
Proje için TCDD’nin Eskişehir Cer Atölyesi merkez seçildi (Cer, Arapça’da “çekmek, sürüklemek” anlamına gelir. TCDD çalışanları arasında ya da 1950-60 dönemi halk dilinde, lokomotiflerin teknik bakımının yapıldığı ve yenilerinin imal edildiği fabrikalara da “cer atölyesi” denirdi).
Ankara, Sivas ve Adapazarı’ndaki TCDD fabrikaları da aynı proje kapsamında görevlendirildi.Projeyle başka bir kuruluşun değil de Demiryollarının görevlendirilmiş olması,bir yandan, o tarihlerde TCDD’nin onarım amacıyla kurulmuş fakat geniş ölçüde yedek parça imal eden Ankara, Eskişehir, Sivas ve Adapazarı’ndaki fabrikaları ile önemli bir teknik potansiyeli ve yetişmiş işçisinden mühendisine kadar güçlü bir teknik kadrosunun bulunması; öte yandan Genel Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Emin Bozoğlu’nun asker kökenli ve aynı zamanda Sıtkı Ulay Paşa’nın akrabası olması dolayısıyla Milli Birlik Komitesi ve çoğu kabine üyelerince yakından tanınıyor ve güveniliyor olmasının sonucu idi.
Projeye ayrılan ödenek o dönemin rakamlarıyla 1.600.000 TL olup proje esnasında 900.000 TL’ye düşürülmüştür. Bu ödenek çalışanların ücretleri, proje için gerekli sayısız masraf için öngörülen miktardı. Salih Kaya Sağın bu konuda şöyle diyor:
“Haber, yorum ve fıkralarda, harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruyorlardı. Bize 1 milyon 600 bin lira tahsis edilmişti. Oysa aynı yıl orduda süvari birlikleri kaldırıldığı halde Tarım Bakanlığı bütçesine “At neslinin ıslahı için” konmuş bulunan 25 milyon lira ödenekten ve sonucundan kimse söz etmiyordu. Hala merak ederim, at neslinde o günden bu yana bir gelişme sağlanmış mıdır?”
Proje bu ödenekle; araştırma, geliştirme, tasarım, imalat, hatta imalat için gerekli makinaların imali safhaları da dahil olmak üzere son derece kısıtlı imkânlarla sadece 135 gün içerisinde gerçekleştirilmiştir.
Krem renkli Devrim-1 ve siyah renkli Devrim-2 araçları 29 Ekim 1961 günü Ankara’da devlet başkanına sunulmuştur. Direksiyonunda yüksek mühendis Şecaattin Sevgen’in oturduğu bej renkli Devrim-1 Ankara caddelerini,halkın alkış ve gözyaşları arasında aşıp, önce Anıtkabir’e oradan da geçit töreninin yapılacağı Hipodrom’a gitmiş ve geçit törenine katılarak görevini başarıyla sürdürmüştü.Fakat devrim iki olan siyah araç meclis bahcesinde 100 metre gittikten sonra benzini bitip durmuştur
Gürsel o gün yaptığı konuşmada “Bir aşağılık duygusu ile bizde otomobil yapılamaz diyenler utansın!” demiştir.
Bu sözler mânidardır; zira dönemin Sanayii Bakanı “Bugünkü şartlarda memleketimizin otomobil üretmesi mümkün değildir.” demekten çekinmiyor; Devlet Planlama Teşkilatı Türkiye’de otomobil üretimini bir “lüks” olarak görüyor, bu arada sivil toplum cephesi de boş durmuyor Otomobil Dernekleri Yardımcı Sanayii Birliği’ni suçlayarak “Türkiye’de otomobil üretilemeyeceğini” iddia ediyordu. Cemal Gürsel, projeye katılan mühendisler ve Mühendisler Odası haricinde böyle bir projeye destek veren hemen hiçkimse bulunmuyordu.
Projeyi halk da sahiplenmişti. Projeye katılan mühendislerden Kemalettin Vardar, proje öncesinde gördükleri halk desteğini ise şöyle anlatıyor:
“Devrim ile Ankara-Sivrihisar ve Polatlı arasında deneme sürüşleri yapardım. Zaman zaman beni yoldan çevirip arabanın kaputuna sarılan ve ağlayanlar çok olurdu. “Bu arabanın kapısı açılsa açılmaz, kapansa kapanmaz” diye söylentiler dolaşırdı. Yolda beni durdurup kapıyı defalarca açıp kapatan ve bir yandan da ’Hani kapanmıyordu’ diye isyan edenlere de çok kereler rastladım.”
İmalat bittikten sonra projede çalışanlar görüşlerini şöyle ifade etmişlerdi:
“Devrim otomobilleriyle, “Türkler otomobil yapamaz!” zihniyeti çürütülmüş, geri düşünce mağlup edilmiştir. Şunu ileri sürebiliriz ki, Devrim’in daha sağlam, daha güzel hale getirilmesi artık bir yatırım işidir. Bu konuda karar vermek de devletindir. Teşvik görmek bizleri şevklendiriyor. Yapıcı tenkide daima hazırız. Şahsi hiçbir menfaatimiz yok. Hedefimiz memleketimizin inkişafıdır.(gelişmesidir)

Takdir Büyük Türk Milletinindir.”
Devrim Otomobilleri “Türkiye’de otomobil ve motor yapılamaz” görüşünü yıkarak bir “zihniyet devrimi” gerçekleştirmiş ve bu şekilde Türkiye’de otomobil sanayiinin kurulmasına büyük katkı sağlamıştır.
“Prototip denemeleri yoluyla sonuca varmak yönünden Devrim’in imali çok faydalı olmuştur. Zira kendisinden sonra kurulacak fabrikalara tip seçme bakımından ışık tutmuştur. Daha doğrusu özel sektörde otomobil imali fikrini körüklemiş ve onlara cesaret vermiştir.” (bkz. “Cemal Gürsel ve otomobil Endüstrisi” Şükrü Er Mühendis ve Makina Dergisi’nin 115. sayısı Şubat 1967)
“Anadol’un teknik özelliklerinin Devrim’inkilerle benzer oluşu, memleket ihtiyacını tesbitte meslekdaşlarımızın birbirlerine yakınlaştığını göstermektedir. Üzerinde durulacak diğer bir husus, Anadol’un müteşebbislerinin, başlangıçta “Türkiye’de otomobil yapılamaz!” diyenler oluşudur.” (bkz. “Türkiye’de Otomotiv Sanayiinin Tarihçesi” Cemal Üner Mühendis ve Makina dergisinin 166. sayısı Şubat 1971)
Bu proje, Devlet Başkanı Cemal Gürsel’in konuyu dikkate alması ve projede yer alan 22 mühendisi, bir mimarın; başta Eskişehir Cer Atölyesi olmak üzere Ankara, Sivas ve Adapazarı’ndaki TCDD fabrikalarının ustalarının ve işçilerinin 129 gün süren insanüstü çabaları sonucunda gerçekleştilmiştir.Teknik Ekip

Proje dönemin Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli tarafından Yük. Müh. Emin Bozoğlu’na verilmiştir, Emin Bozoğlu mühendislik eğitimini Amerika’da almıştı ve o sırada Devlet Demir Yolları Genel Müdür Yardımcısıydı.
Projede öncelikle bir yönetim grubu teşkil edilmiştir. Yönetim grubunun görevi projenin genel olarak takip ve koordinasyonu, gerektiği zaman üst makamlarla iletişim ve ayrıca yeri geldiğinde ilgili bölümlere destek vermektir. Çalışma grupları da sırasıyla; Tasarım Grubu, Motor Şanzuman Grubu, Karoser Grubu, Suspansiyon ve Fren Grubu, Elektrik Donanımı, Döküm İşleri, Satın Alma ve Maliyettir.
Organizasyon, projede yer alan kişilerin daha önceki sorumlulukları, tecrübeleri, mesleki birikimleri düşünülerek yapılmıştır. Salih Kaya Sağın projeye katılan mühendislerden şöyle bahseder: “Her biri kendi dalında uzman, her biri Berlin, Dresden, Zürih, New York, Detroit üniversitelerinde eğitimlerini tamamlamış, “iyi” değil “çok iyi” derecelerde diplomalara sahip 23 mühendis…”

Reklamlar

Eylül 17, 2011 tarihinde Makine Mühendisliği, Mühendislik, Sektörel içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin. 1 Yorum.

  1. Başbakan RT ERDOĞAN yerli otomobil için emir vereli küçük bir gelişme bile olmadı.Hundai yerli otomobil üretmeye talip oldu.Nasıl yerli oluyorsa.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: